Denizli Medyum Hizmetleri – Medyum Bilal Hoca
leddun-ilmi-ayet

‘Tılsım’ ne demektir? İslam literatüründe yeri nedir?

‘Tılsım’ ne demektir? İslam literatüründe yeri nedir?
Bu haber 30 Nisan 2017 - 21:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Tılsım: Kelime olarak, herkesin bilip çözemediği gizli şey, gizli sır anlamına geliyor. Ayrıca fevkalâde kuvvet ve te’siri hâiz olan şey ve definenin bulunmasına mâni olan mevhum şey manalarına da geliyor.

Tılsım, Genel olarak manası çıplak ve soyut akıl ile anlaşılmayan maksat ve hikmetler şeklindedir. Mesela kainat ve insanın yaratılış hikmeti insan aklına bir tılsım bir sırdır. Akıl bunu vahye dayanmadan, kendi başına çözemez. İnsan nedir, nerden gelip nereye gidiyor? soruları da insanın salt aklı için müşkülküşa bir tılsımdır. İnsan aklı için açılması zor olan bu tılsımların şifresi ve anahtarı ayat-ı İlahidir.

Tılsımat-ı Kur’aniye ise, herhangi bir konuda ilgili Kur’an ayetlerini yazmak, okumak veya ayetlerden meydana getirilen vefkler denilen şekiller çizmekle bir maksada ulaşmak için kullanılan bir tabirdir.

Fatiha suresi, Felak ve Nas sureleri, Cin suresi, Bakara suresi, Ayete’l-Kürsî ve daha başka sure ve ayetlerin yazılması, okunup üfürülmesi, bedene meshedilmesi veya vefkler denilen belli şekillerde yazılmasından bazı faydalar elde etmek veya bazı şerlerden korunmak ya da kurtulmak mümkün ve tecrübeyle sabit olduğu bilinmektedir.

Ve zincirlerle birbirlerine bağlanmış diğerlerini (onun emrine verdik.)” (Sâd, 38/38)

” Onun için, şeytanlardan, dalgıçlık yapan ve bundan başka işler de görenleri vardı.” (Enbiya, 21/82)

Mealindeki ayetler bu tılsımat-ı Kur’aniye’ye işaret etmektedir.

“Cenâb-ı Hak, mânen şu âyetin lisan-ı remziyle der ki: ‘Ey insan! Bana itaat eden bir abdime cin ve şeytanları ve şerirlerini itaat ettiriyorum. Sen de Benim emrime musahhar olsan, çok mevcudat, hattâ cin ve şeytan dahi sana musahhar olabilirler.’

“İşte, beşerin, san’at ve fennin imtizacından süzülen, maddî ve mânevî fevkalâde hassasiyetinden tezahür eden ispritizma gibi celb-i ervah ve cinlerle muhabereyi, şu âyet en nihayet hududunu çiziyor ve en faideli suretlerini tayin ediyor ve ona yolu dahi açıyor.”

“Fakat şimdiki gibi, bazan kendine emvat namını veren cinlere ve şeytanlara ve ervâh-ı habiseye musahhar ve maskara olup oyuncak olmak değil, belki tılsımât-ı Kur’âniye ile onları teshir etmektir, şerlerinden kurtulmaktır.”

“Hem temessül-ü ervâha işaret eden, Hazret-i Süleyman Aleyhisselâmın ifritleri celp ve teshirine dair âyetler, hem فَاَرْسَلْنَاۤ اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَراً سَوِيّاً  misillü bazı âyetler, ruhanîlerin temessülüne işaret etmekle beraber, celb-i ervâha dahi işaret ediyorlar. Fakat işaret olunan celb-i ervâh-ı tayyibe ise, medenîlerin yaptığı gibi hezeliyat suretinde bazı oyuncaklara o pek ciddî ve ciddî bir âlemde olan ruhlara hürmetsizlik edip, kendi yerine ve oyuncaklara celb etmek değil, belki ciddî olarak ve ciddî bir maksat için, Muhyiddin-i Arabî gibi zatlar ki, istediği vakit ervah ile görüşen bir kısım ehl-i velâyet misillü onlara müncelip olup münasebet peyda etmek ve onların yerine gidip âlemlerine bir derece takarrüb etmekle ruhaniyetlerinden mânevî istifade etmektir ki, âyetler ona işaret eder ve işaret içinde bir teşviki ihsas ediyorlar ve bu nevi san’at ve fünun-u hafiyenin en ileri hududunu çiziyor ve en güzel suretini gösteriyorlar.”

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
error: Geçti Borun Pazarı;)