Resulallah(s.a.v) Veda Hutbeleri Mina Hif Mescidi Hutbesi

“Allah, benim sözlerimi duyduğunda (onu iyice) dinleyip onu duymayanlara ulaştıranın (yüzünü) nurlandırsın. Ey insanlar, burada olanlar, olmayanlara da ulaştırsın; zira nice fıkıh (idrake layık söz) taşıyan vardır ki, kendisi derinlemesine onu anlamaz. Ve nice fıkıh taşıyan kimse vardır ki onu kendisinden daha derin düşünen kimseye ulaştırır.

Üç şey vardır ki Müslüman bir kimsenin kalbini onlardan hiçbir şey saptırmamalıdır: Allah iç ameli halis kılmak, Müslümanların (hak) imamlarının hayrını isteyip onlara itaat etmek ve onların topluluğundan ayrılmamak. Müslümanların imamlarının daveti bütün Müslümanları ilgilendirir. Mu’minler birbirleriyle kardeştirler ve kan ve ırk açısından eşittirler. Başkalarına karşı tek el gibidirler. Onların en zayıflarının bağladığı ahit ve sözleşmeye bile (herkes) sadık kalmalıdır.”

Ardından şöyle devam ettiler: “Ey insanlar, hiç şüphesiz ben sizin aranızda iki ağır-paha biçilmez emanet bırakıyorum.” “Ya Resulallah, nedir bu iki ağır emanet?” diye sorduklarında şöyle buyurdu: “Allah’ın kitabı ve benim itretim olan Ehl-i Beyt’im; latif ve her şeyden haberdar olan (Allah), bana haber verdi ki (Kevser) havzu başında bana varıncaya kadar bu ikisi asla birbirlerinden ayrılmazlar; (işaret parmaklarını birleştirerek) aynı benim şu iki işaret parmağım gibi. (Yani her yönleriyle eşittirler.)  İşaret ve orta parmaklarım gibi demiyorum ki birisi diğerinden farklı olmuş olsun!”

Kaynak: Medyum Bilal Hoca Denizli

2 Comments

Leave a Response